Bu alana reklam veriniz

CTP Utanıp Sessiz Kalacağına Sendikaları Kışkırtmaya Çalışıyor.

irsen_kucuk_200x200Ulusal Birlik Partisi Genel Sekreteri, Lefkoşa Milletvekili İrsen Küçük, “2009 yılı bütçesinin tümünü yılın ilk dört ayında tüketen, tüm sektörleri iflasa sürükleyen, CTP ‘nin şimdi utanıp sessiz kalacağına sendikaları kışkırtmaya çalışmasının son derece ilginç olduğunu” belirtti.

Küçük “halkın çok büyük bölümünün hükümetin yaptıklarına tam destek vermekte olduğunu” ifade etti ve “ CTP yüzünden yaşanan birçok sıkıntının mutlaka geride bırakılacağını ancak bunun için belli bir fedakarlık süresi gerektiğini” kaydetti.İrsen Küçük, “ Rum Yönetimi Başkanı Hristofyas’ın iki Devlet, iki halk ve iki bölgeye dayalı bir çözümü felaket olarak nitelendirdiğine, Rum Savunma Bakanı Papakostas’ın Güzelyurt’u, Girne ve Karpaz’ı istediklerini açıkça ortaya koyduğuna” dikkati çekti ve “anlaşma oldu, oluyor havasını yayarak siyasi çıkar elde edebileceklerini zannedenler nasıl anlaşma olacağını halka izah etmelidirler. Yoksa Rum’un bu istemlerine boyun eğmeyi mi düşünüyorlar?” dedi.

Küçük açıklamasında şunları kaydetti:
“ Ulusal Birlik Partisi ve hükümetimiz canla-başla, gece-gündüz demeden CTP hükümetinin açtığı yaraları sarmaya, su aldırdığı batmaya yüz tutan gemiyi salim sulara çekerek yüzdürmeye çalışmaktadır.
Bir taraftan CTP dönemindeki yolsuzlukların üzerine gidilmeye diğer taraftan bozulan ekonomik dengeler oluşturulmaya çalışılıyor.
Batan sektörlerin canlandırılması, Devlet’e olan güvenin yeninden tesisi için de önemli oranda mesai yapılıyor.
UBP’nin ek mesailer konusundaki tavrı keyfi değildir.
CTP’nin bıraktığı miras ve gelinen noktadaki ülke ihtiyaçları bunu gerektirmektedir.
Halk böyleyken“2009 yılı bütçesinin tümünü yılın ilk dört ayında tüketen, tüm sektörleri iflasa sürükleyen, CTP ‘nin şimdi utanıp sessiz kalacağına sendikaları kışkırtmaya çalışması son derece ilginçtir.
CTP yetkilileri sanki kısa süre önce iktidarda olan kendileri değilmiş gibi açıklamalar yaparak halkımızı aldatacağını zannediyorsa aldanıyor.

Halkın çok büyük bölümü hükümetin yaptıklarına tam destek vermektedir.

Hiç kimse merak etmesin UBP’nın Kıbrıs Türk Halkı için belirlendiği hedefler açıktır ve partimiz halkımızı bu hedeflere taşıyacaktır.UBP için refah seviyemizin bugün olduğu noktadan çok yukarılara taşınması, özel sektörün güçlendirilmesi, kamunun verimli hale getirilmesi, KKTC’nin yaşatılıp yüceltilmesi ve Anavatan Türkiye’nin etkin güvencesinde yarınlara uzanmak esastır.Öte yandan bizim içimizde bir bardak suda fırtına koparılmaya çalışılırken Rum tarafı Kıbrıs Türk Halkı’nı 1974 öncesine götürme niyetini pervasızca ortaya koymakta, Anavatan Türkiye’ye saldırma cüretini göstermektedir.Rum lideri Dimitris Hristofyas Pirgo köyünde yaptığı konuşmada Kıbrıs’ta iki Devlet, iki halk, iki bölge olgusunun Devam etmesini taksim olarak nitelemiş ve bunun Rumlar için yıkım anlamına geldiğini vurgulamıştır.Rum Savunma Bakanı Kostas Papakostas da yaptığı bir konuşmada Güzelyurt, Girne ve Karpaz’a dönmekte kararlı olduklarını ifade etmiş ve çok arzu edilen o günlerin gelmesi için mücadeleye devam edeceklerini kaydetmiştir.Yine herkesçe bilinmektedir ki Rumlar Maraş’ın hemen kendilerine verilmesi için de yoğun bir kampanya sürdürmektedirler.İçimizdeki kimi çevreler ve kişiler ise halkımızı kandırmak için yeni oyunlar tezgahlamakta, Anavatan Türkiye ve UBP’ye saldırmak için her fırsatı değerlendirmeye çalışmaktadırlar.
Bizim içimizde olup ‘anlaşma oldu, oluyor’ havasını yayarak siyasi çıkar elde edebileceklerini zannedenler nasıl anlaşma olacağını halka izah etmelidirler. Yoksa Rum’un bu istemlerine boyun eğmeyi mi düşünüyorlar?
Bunu yapamazlar.

Halkımız kapıların açılmasından ve son beş yılda yaşananlarla gerçekleri çok daha net olarak görmüştür ve Devletine sıkı sıkıya sarılmaktadır.Kıbrıs Türk Halkı kendisine ‘federasyon, konfederasyon ve iki ayrı Devlet’ seçenekleri sorulduğunda  %70’e yakın bir oranda ‘ iki ayrı Devlet” demekte ve buda anketlere yansımaktadır.
Kaldı ki 19 Nisan’da sandıklara yansıyan sonuçlar da bunu göstermektedir.
Önümüzde hassas bir süreç var.Yönetim ve güç paylaşımı ile mülkiyeti bir arada görüşmek isteyen Cumhurbaşkanı Talat niyetini açıkça ortaya koymalıdır.Rumların iki bölgeliliği ortadan kaldırmaya çalıştıkları büyük toprak tavizi bekledikleri, Türk tarafını Annan Planı’nın da altına çekmek istedikleri açıktır.Sayın Talat bu yaşamsal konularda ne düşündüğünü ve ne yapacağını halkımızla paylaşmak zorundadır.Kıbrıs Türk Halkı Hristofyas ve arkadaşlarının demeçlerinde ne ifade ettiklerinden rahatsız olmakta, endişelenmektedir.Bu endişeleri ortadan kaldırmak, haklarımıza ve Devletimize sahip çıkmak ise Cumhurbaşkanı’nın asli görevidir.Sayın Talat hükümetle sıkı diyalog içinde bu endişeleri giderecek adımlar atmalı, açıklamalar yapmalıdır.

Yorum ekleyiniz veya sitenizden Geri izleme linki bırakınız



Yorum yazınız

HabercigravatarkapatProfil: Haberci Yazar:
Email: haber@gundemk.com
Site:
Biografi: Yazara ait makaleler: (26)

Yeni Haberler için RSS aboneliği

Yeni Haberler için EMail aboneliği

Yorumlar için RSS aboneliği

EkleBunu